GÜNAY GÜNER

25/2/2008 - Şair ve İktidar

T

 

 

Yılmaz Odabaşı'nın "Türbanlıları Ne Yapalım, Boğaza mı Dökelim? " başlıklı yazısı hiç şaşırtıcı değil. Şair muhaliftir diye bir kalıp söz vardır ya, gelin de kırıntısını olsun bulun bu yaklaşımda. Doğası totalitarizm olan din faşizmi alabildiğine yükselirken, Şair, dinci faşizmin yanında yer alıyor. Demokratım diyor ama Orhan Pamuk’un yapıtlarını, dayanaksız sözlerini eleştirmeyi, her gün sivil bombalayan emperyalizme karşı olmayı, evini, yurdunu; ağacının gölgesinde azığını yediği, suyunu içtiği memleketini sevmeyi, geleceğini korumayı “neo faşist”lik sayıyor, hemen damgayı vuruyor. Bu anlayışa göre sinsi “sivil” planlarla tüm kurumları işgal ederek, emperyalizmin yanında darbe yapmak demokratik; böyle bir gidişe karşı TSK’nın uyarı yapması antidemokratik. Günün yirmi dört saati Ordu düşmanlığı yapanları, ABD ordusu hiç rahatsız etmiyor. Türban realitedir demek nasıl bir muhalif duruştur? Yarın kelle alan, recm uygulayan, kadınları kezzaplayan bir yönetim geldiğinde de bu bir realitedir diyecek herhalde. Türkiye’nin hiç olmazsa yakın tarihi de mi okunmaz. Odabaşı “boğaza dökmek”ten, “imha etmek”ten söz ediyor. Biraz yansız bir okumayla bunları kimlerin, hangi güçlerin yaptıklarını görebilir. Anımsatmak görev oluyor: Menemen’de Kubilay’a kıyılması, DP “sivil” faşizmi döneminde öğrencilerin kurşunlanması, Kanlı Pazar kıyımı, Taksim kıyımı, Maraş kıyımı, Çorum kıyımı, Sivas kıyımı. Ne rastlantıysa çoğu Kemalist olan aydınların kurban gittiği, “faili meçhul” kalmış öldürmeler. Bunları saymanın yararlı olmadığı da biliniyor. Çünkü bu kesim için ilerleme düşüncesi diye bir olgu kalmamıştır. Düşüncelerini diyalektik, sınıf bilinci gibi bilimsel kavramlar belirlemez. Dünyanın jeopolitik analizi yapamazlar. Buna bağlı olarak, dürüstlük adına, namusluluk adına, kardeşlik adına yanında ve karşısında olunacak güçleri belirleyemezler. Bir “öteki”, bir “farklılık” sözüdür gidiyor. Sanki halklar temel insanlık durumlarında farklı davranırlarmış gibi. Bu yapay söylemin, “sol”la buluşturulması ise ayrı bir gülünçlük. Eşitsizlik üreten derebeylik düzenine geri dönüş; sınıfsal analizi dışlamak, emekçi haklarının kazınışını görmemezlikten gelmek; Yugoslavya olmaktan, Balkanlaştırılmaktan medet ummak ne zamandan beri solculuk olduysa… Troya atını oynamaya soyunarak, kardeş olduğu halk(lar)ı Okyanus ötesinden gelenlerle birlik olup hançerleyerek hiçbir toplum devlet olamaz. Tarih böyle bir şey kaydetmiyor. Binlerce yıl namuslu yaşamış insanımızın mayasını hiçbir aymaz bozamaz!

 

 

Tüm hakları saklıdır © Copyright 2005-2007

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

GÜNAY GÜNER (Stockholm-Şubat 2007) (Fotoğraf: Mustafa Sönmez)

Son Yazılar

PATİKA DERGİSİNİN 65. SAYISI YAYIMLANDI.
7 KASIM ... İLHAN ERDOST
'Mustafa' - Ergin Yıldızoğlu
Oğuz Tansel'i Anıyoruz.
Cehalet vurdumduymazlık maskesi takmış, ülkenin afakını sarmış,
"OĞUZ TANSEL YAZIN ÖDÜLÜ" İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI!
5. KUŞADASI ÖYKÜ VE ŞİİR GÜNLERİ 8-10 EKİM TARİHLERİ ARASINDA YA
BENİM KÖYLERİM
XV. ULUSLARARASI KIBATEK EDEBİYAT SEMPOZYUMU - EDEBİYATTA DENİZ
ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ DERGİSİNİN NİSAN SAYISI YAYIMLANDI.
BASIN AÇIKLAMASI
Özdemir İnce - 27.02.2008
Sayın Haydar Ergülen'e Mektup
Şair ve İktidar
ERZİNCANLILAR ANSİKLOPEDİSİ
KÖY ENSTİTÜLERİ VE ÇAĞDAŞ EĞİTİM VAKFI'NDA mUSTAFA NECATİ VE
IŞIK KANSU'NUN YENİ KİTABI "AKASYALI SOKAKLAR" YAYIMLANDI.
Oğuz Tansel Anıldı.
"Bir Demet Özlemsin Gürhan Uçkan'ın Anısına" adlı kitap yayı
AKADEMİ GÖKYÜZÜ DERGİSİNİN YENİ SAYISI

Kategoriler

Arkadaşlarım